• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/547519185411609/
  • https://twitter.com/Karakocan_org
             
Av.Mithat ÖZCAN
perivadisi_55@hotmail.com
BAKTIM ÜÇ-BEŞ KİŞİ MEZAR KAZIYOR
07/02/2015

                                                                                      Av. Mithat Özcan                             

                                                                                    perivadisi_55@hotmail.com

 

Sizde nasıl bir etki bırakıyor bilemiyorum ama mezarlar yüreğimde derin bir acı bırakıyor! Hele sevdiğim, tanıdığım birinin mezarının kazılmasını izlerken, dayanılması güç bir duygu yoğunluğu yaşıyorum. Mezar toprağına inen her kazma yüreğimi deliyor, adeta paramparça ediyor!

12 Temmuz 2014 günü sabahın erken saatinde köy camisinin hoparlöründen bir sala okunuyor. İmam, acıklı bir sesle okuduğu saladan sonra bir duyuru yapıyor:

Gundê Okçîyan mezra Avdelan xanıma Raif Atalay Sewran Atalay çuye rexma Xvedê. Xwedê rexma xwe  lêke/Okçular Köyü Avdelan Mezrası’ndan Raif Atalay’ın eşi Sevran Atalay Allah’ın rahmetine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin!”

İçimi yakıyor bu duyuru!

Yüreğimi titreten, derinden sarsan bu duyuru üç kez tekrarlanıyor. Ve ruhum üç kez saldırıya uğruyor. Üç kez yaralanıyorum!

Aylardır hastaydı Xaloja Sewran.  En son üç gün önce ziyaretine gitmiştim. Çok zayıflamış, adeta erimişti. Nefes almakta, konuşmakta güçlük çekiyordu. Gözlerinin feri sönmüştü. Beni hüzünlü bakışlarla bir süre süzdükten sonra fısıltılı bir sesle konuştu:

“Nikam qezî bîkîm! Mefkîne qusuran! Xvedê mîrenek xwer bîde mîn ez herîm xelas bîbîm!/ Konuşamıyorum! Kusura bakma! Allah bana hayırlı bir ölüm verse de kurtulup gideyim!”

Ortaokula gittiğim yıllarda Xaloja Sewran mezramızda kocası Almanya’ya gittiği için “Jına Almancîyan/Almancı karısı” diye nitelenen genç kadınlardan biriydi. Annemle aynı kuşağın insanıydı. Kocaları Almanya’da olan bu konumdaki kadınların mektuplarını ben yazdığım için onların yaşadıkları sorunlarını henüz ortaokula giden bir çocukken yakından bilen biri oldum. Dolayısıyla da Sewran Yenge’nin bir Almancı karısı olarak yaşadığı sıkıntıları yakından biliyordum. O da genç kadınlık yıllarını Almanya’ya giden kocasından ayrı geçiren, çocuklarını tek başına büyüten bir kadındı.

Amoja Sewran  bir tek Türkçe sözcük bilmeyen, bu nedenle yaşamını Türkçe bir cümle kurmadan bitiren bir insan oldu. Böylece yaşamını asimile olmadan, bir Kürt kadını olarak bitirdi. Kürt Sorunu konusunda bir bilinç taşımıyordu ama Kürt kimliğini üzerinde taşıdı hep.

Her yaşlı insanımızın ölümü ile birlikte geçmiş ortak yaşamımız da elimizden kayıp gidiyor. Anadilimizi günlük yaşamında sürekli kullananların sayısı hızla azalıyor. Asimilasyona direnen son kuşak da böylece giderek bu coğrafyayı tahliye ediyor.

Köy mezarlığına doğru ağır ağır çıkarken, hüzün beni ele geçiriyor. Mezar taşlarındaki yazıları okuyarak ilerliyorum. Geçmişi paylaştığım mezarlarında yatan bu insanların seslerini duyar gibi oluyorum. Köyün gayriresmi tarihi bu mezarların taşlarında yazılı duruyor.  Bu mezarlıkta ölümün gerçekliği nasıl açıkça görülüyorsa, asimilasyon çarkının yansıması da o kadar etkisini gösteriyor: Mezar taşlarının hiçbirinde bir tek Kürtçe sözcüğe rastlanmıyor. Oysaki bu mezarlıkta yatanların bir kısmı değil, tamamı Kürt kimliğiyle dünyaya gelip bu kimlikle yaşamları sona eren insanlardı. Mezar taşlarında bu gerçekliğin hiçbir ipucu görülmüyor. Mezarlıkta ölümle birlikte resmi ideoloji de böylece egemen olmuş oluyor.

Her mezar taşında mezarda yatanın anadilinde yazıları görmek istiyor insan.

Mezarlığın içine doğru yürüyorum. Köyün gençlerinden beş kişinin yeni bir mezar kazdıklarını görüp soruyorum:

Gencno wun vî mezeli buy ke dî kolin/Gençler siz bu mezarı kimin için kazıyorsunuz?”

Şaşkınlıkla yüzüme bakıp sorumu cevaplıyorlar:

“Te ne bîhîstîye Xaloja Sewran mîr? Em buy wê dî kolin/Sen duymadın mı Sewran Yenge’nin öldüğünü? Onun için kazıyoruz.”

Kazılmakta olan mezarın yanıbaşındaki mezarın taşını okuyorum:

“Keki Atalay. Ö. 2013.”

Bu mezarda Sewran Yenge’nin geçen yıl ölen ağabeyi Keki yatıyor. Böylece iki kardeş edemedikleri sohbetleri edecek, yanyana yatmanın huzurunu bulacaklar belki de kim bilir…

Köyün gençleri mezar toprağına kazma salladıkça sanki ruhum yerinden oynuyor! Bir daha Xaloja Sewran’la sohbet edemeyecek olmanın acısı sarıyor beni!

Beş gencin kazdığı mezar, yaşanmış bir hayatın kapısını kapatırken, bilinmez bir yaşamın kapısını açıyor Sewran Yenge’ye.

Âşık Ruhsati’nin bir dörtlüğünü mırıldıyorum kendi kendime bu yeni mezarın başında:

 

Gördüm iki kişi mezar eşiyor 
Gam gasavet gelmiş boydan aşıyor 
Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor 
Gel de bu rüyayı yor deli gönül 

 

19. 07. 2014





 



Paylaş | | Yorum Yaz
771 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

AZRAİL COŞTUKÇA COŞUYOR, ÖLÜM ORTALIKTA KOL GEZİYOR - 12/12/2016
Bence insanın gerçek vatanı, üzerinde yaşamaktan mutluluk duyduğu, ölürken içine gömülmek istediği yerdir.
BENİ SEVMEYEN VATAN HAİNDİR (!) - 29/10/2015
Yaşamım boyunca tembelliğe hiç yüz vermedim. Benden yüz bulmadı hiç. Hep çalışkanlığın, üretmenin olmaya özen gösterdim.
KÜRT SORUNU YOKTUR, BAŞKANLIK SORUNU VARDIR - 16/04/2015
Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, 2005 yılında Diyarbakır’da “Bu ülkede Kürt Sorunu vardır ve bu sorun benim sorunumdur” demiş, bunun sonucunda da Kürt halkından büyük sempati kazanmış, umut yeşertmişti. Bunun karşılığını da seçimlerde fazlasıyla almıştı
BİR YANDAN DOLANDIRICILIK HACİZ BİR YANDAN TECAVÜZ TACİZ - 19/03/2015
Gün olmuyor ki yayın organlarında birkaç kadının öldürülmesinden, çocukların kaçırılmasından, tecavüz edilmesinden söz edilmesin. Öyle ki artık toplum bu tür haberleri kanıksar hale gelmiştir. İş o noktaya gelmiştir ki, bu tür haberlerin olmadığı gü
PERİ SUYU KAN AĞLIYOR - 02/03/2015
Irmaklar da ağlar mı? Nedir ırmakları ağlatan? Kimdir ırmaklara gözyaşı döktürenler?
Anlık
Yarın
4° -4°
AlışSatış
Dolar5.33325.3546
Euro6.06716.0914