• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/547519185411609/
  • https://twitter.com/Karakocan_org
             
Av.Mithat ÖZCAN
perivadisi_55@hotmail.com
PERİ SUYU KAN AĞLIYOR
02/03/2015
PERİ SUYU KAN AĞLIYOR

PERİ SUYU KAN AĞLIYOR

 

Av. Mithat Özcan

perivadisi_55@hotmail.com

 

Irmaklar da ağlar mı? Nedir ırmakları ağlatan? Kimdir ırmaklara gözyaşı döktürenler?

Irmaklar da ağlar... Irmakları ağlatanlar doğa düşmanı, para sevdalısı insanlardır. Örneğin para kazanma hırsıyla güzelim ırmak yataklarını alt-üst eden, yüzlerce iş makinasıyla doğaya saldıran, bir çeşit “enerji mafyası” olan insanlardır ırmakları ağlatanlar. Bu tür insanlar Limak gibi şirketler kurup doğanın anasını ağlatırlar.



Bir ırmak aktığı sürece mutludur. Kanatlarını çırpabildikçe, coşkuyla akabildikçe varlığını koruyabilir. Bu özelliklerini yitirince bir cesede dönüşür. Bir ırmağın cesetleşmiş hali ise değil yalnızca insanlar için, kuşlar için, börtü böcekler için de, tüm canlılar için de korkunçtur, yürek burkucudur.

Peri ırmağı artık akmıyor… Kanat çırpmıyor… Coşkusunu yitirmiş, can çekişmekte… Derin bir mutsuzluk yaşıyor bu günlerde. Pêrî, var olalıdan beri böyle bir zulümle karşılaşmamıştı. Bu dünya güzeli, nazlı ırmağın yolu baraj denilen bu berbat işi üstlenenlerce kesildi. Banka hesaplarına para akışını güçlendirmek için Pêrî’nin akışına dur denildi.

Pêrî İçin için ağlıyor, için için gözyaşı döküyor. Suyunu akıtamaz duruma getirilen bu nazlı ırmak, artık yalnızca gözyaşları akıtabilmekte. Niçin peki? Çünkü enerji mafyası bir şirket bu güzelim ırmak üzerinde 6 tane baraj yaparak akışını durdurdu, Pêrî ırmağının kolunu kanadını kırdı. Böylece Pêrî Vadisi, tarihinin en büyük katliamına uğramış oldu.

Pêrî Irmağının özgürce akıp gittiği günler, baraj denilen yol kesme eşkıyalığı ile sona erdi artık. Bu ırmak yolu üzerinde yer alan köylerin en güzel çayır ve çimenleri, tarlaları, binlerce ağaç, binlerce kuş mekânı, çeşme… Ve her şeyden önce geçmişin ayak izlerinin üstü suyla örtüldü. Bu izler artık yalnızca belleklerde, hafıza arşivlerinde yaşamaya devam edecektir.



Suyun altına gömülen yerlerin adları artık yalnızca soyut olarak var olacak, maddi varlık olarak hayatımızda yer almayacaktır. Baraj sularının altında kalan mekânlar ve nesnelerin kendileri var olmayacak, anılarda bir süre daha yaşayacak ama bir süre sonra unutulup gidilecek. Böylece de Kürt kültürünün bir parçası yok olacaktır. Artık bundan sonra  
Zevîya Torık/Torık Tarlası, Adeyî Dala Reş/Kara Vadinin Adası, Kanîya Torık,/Torık Çeşmesi, Dala Reş/Karanlık Vadi, Zevîya  Şextırê/Şextır Tarlası, Zevîya Qumê/Kum Tarlası, Kanîya Sanîcan,  Sanîcan, Merg, Kupıkî Îwî Aqê/Yakup Oğlu İbrahim’in Gölcüğü, Nawala Baxçan/Bahçeler Deresi… vb. yerlerin adları olsa da, kendilerini kimse göremeyecek. Adları olan binlerce yer ve nesnenin yerine, sevimsiz ve ürkütücü bir su kitlesi görülebilecek yalnızca.


Pêrî Irmağı, bu ırmağın kenarındaki köylerde yaşayan insanlar açısından yalnızca bir doğa parçası, bir coğrafi varlık değildir. Pêrî Irmağının akıp gittiği vadide yer alan yüzlerce köy halkının Pêrî Irmağına ilişkin sayısız anısı vardır. Bu anılar insanların hafıza bantlarında  capcanlı durmaktadır.

 Geçmişin ayak izlerinin baraj denilen para kazanma araçlarının suları altında kalarak görünmez olmaları, Pêrî Vadisi ile bağı olan insanlar için ne anlama gelmektedir? Sulara gömülen köyün halkına bunun karşılığında ne miktar paralar verilirse verilsin acaba bundan mutluluk yaratılabilir mi? Atadan kalan bir toprağın birileri tarafından suların altında bırakılarak yok edilmesi, yalnızca bir coğrafya parçasının değişikliğe uğratılması mıdır, yoksa bunun çok ötesinde zülüm düzeyinde bir işlem midir bu?

Baraj altında bırakılan bir köyün topraklarının yasalara uygun bir şekilde kamulaştırılması ve kamulaştırılan bu arazilerin sahiplerine yüksek fiyatların ödenmesi söz konusu olsa bile bundan mutluluk çıkabilir mi? Baraj altında kalan yerlerin sahipleri yalnızca topraklarını mı kaybedecekler yoksa manevi ve kültürel değerlerini de mi yitirmiş olacaklar? Bu ve benzeri soruların en doğru cevaplarını, ataları o köylerde yaşamış olan insanlara sormak gerekir. Baraj yapmak adıyla el konulan toprakların sahipleri bu işlemi bir toprak alış-veriş olarak mı görmektedirler yoksa topraklarına zorla elkonduğu mu düşünmektedirler?

Ben doğup büyüdüğü köyünün yarısı baraj suları altına gömülen biri olarak, devletin kitabına uydurarak el koyduğu bu ata topraklarını asla satılmayacak yerler olarak görmekteyim. Bana göre manevi değeri çok yüksek olan bu yerlerin kamulaştırılarak el konması ile ruhumuza yasal yoldan el konması arasında bir fark yoktur. Ata topraklarını satılacak topraklar olarak gören bazı insanlar olabilir ama ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum.

Pêrî Vadisi’nin değerli armağanı bu güzel ırmak, üzerine kurulan barajlar nedeniyle artık akıp gidemeyecek. Ürküten durgun bir su kitlesine dönüşmüş olarak hayatımızda yaşayacak bundan böyle. Böylece hayatımız, Pêrî Irmağının kattığı renkten, coşkudan yoksun bir hayat olarak sürüp gidecek. Bundan hüzün duyacağız, acı çekeceğiz. Artık çocuklar yaz mevsimlerinde Pêrî’nin kollarına atılamayacak, serinliğinden yararlanamayacak. Böylece de köylere çekicilik kazandıran ırmakla dostluk kuramayacaktır. Bu da Pêrî Vadisi’nin köylerinde yaşamın yavanlaşması, renk kaybına uğraması demektir.

Hükümet, Limak gibi yandaşı yasa tanımaz sözde şirketlere Kürt coğrafyasının doğal güzelliklerini katlederek paralarına para katma hakkını büyük bir istekle verirken, seçim barajını kaldırmamakta ise büyük bir direniş göstermektedir. Çünkü siyasal barajların kalkmasıyla, coğrafyamızda bulunan doğal güzelliklerin talan edilmesinin önüne geçileceğini çok iyi biliyor.

 


bunlar ne içim ?










Paylaş | | Yorum Yaz
603 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

AZRAİL COŞTUKÇA COŞUYOR, ÖLÜM ORTALIKTA KOL GEZİYOR - 12/12/2016
Bence insanın gerçek vatanı, üzerinde yaşamaktan mutluluk duyduğu, ölürken içine gömülmek istediği yerdir.
BENİ SEVMEYEN VATAN HAİNDİR (!) - 29/10/2015
Yaşamım boyunca tembelliğe hiç yüz vermedim. Benden yüz bulmadı hiç. Hep çalışkanlığın, üretmenin olmaya özen gösterdim.
KÜRT SORUNU YOKTUR, BAŞKANLIK SORUNU VARDIR - 16/04/2015
Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, 2005 yılında Diyarbakır’da “Bu ülkede Kürt Sorunu vardır ve bu sorun benim sorunumdur” demiş, bunun sonucunda da Kürt halkından büyük sempati kazanmış, umut yeşertmişti. Bunun karşılığını da seçimlerde fazlasıyla almıştı
BİR YANDAN DOLANDIRICILIK HACİZ BİR YANDAN TECAVÜZ TACİZ - 19/03/2015
Gün olmuyor ki yayın organlarında birkaç kadının öldürülmesinden, çocukların kaçırılmasından, tecavüz edilmesinden söz edilmesin. Öyle ki artık toplum bu tür haberleri kanıksar hale gelmiştir. İş o noktaya gelmiştir ki, bu tür haberlerin olmadığı gü
BAKTIM ÜÇ-BEŞ KİŞİ MEZAR KAZIYOR - 07/02/2015
Sizde nasıl bir etki bırakıyor bilemiyorum ama mezarlar yüreğimde derin bir acı bırakıyor! Hele sevdiğim, tanıdığım birinin mezarının kazılmasını izlerken, dayanılması güç bir duygu yoğunluğu yaşıyorum. Mezar toprağına inen her kazma yüreğimi deliyor
Anlık
Yarın
4° -4°
AlışSatış
Dolar5.33325.3546
Euro6.06716.0914